Bugün 3 Aralık 2021, Cuma
Örnek Gezi Tamamlandı
Haber Tarihi :10.09.2015
Artvin'in Yusufeli ilçesinde çıkacak Altın madenlerine karşı yöre halkının bilinçlenmesi için Yusufeli Belediye Başkanı Eyüp Aytekin ülkemizin çeşitli yerlerinde bulunan 5 Maden Ocaklarına 7 günlük gezi düzenledi.Geziyi tamamlayan ekip ilçeye döndü.
Yusufeli Haber:Cevdet Ağduman
     Enerji ve Madenler şehri Artvin’in Yusufeli lçesinde çıkacak Altın madenlerine karşı yöre halkının bilinçlenmesi için Yususufeli Beleiye Başkanı Eyüp Aytekin ülkemizin çeşitli yerlerin bulunan 5 Maden Ocaklarına 7 günlük gezi düzenledi.Geziyi tamamlayan maden heyeti ilçeye döndü.
30 Kişinin katıldığı geziye;İlçe kayma kamı Ömer Dereci,Belediye başkanı Eyup Aytekin,İl Genel Meclis Üyesi Furkan Çakmak,Belediye meclis üyeleri,Esnaf Sanatkarlar Kredi Kooperatif Başkanı Mehmet Eğilmez,bazı Köy muhtarları,birkaç sivil toplum kuruluş temsilcileri ile ilçede görev yapan basın mensupları  katıldı.
    1 Eylül 2015 tarihinde 1 otobüsle ilçeden ayrılan ekip önce,Eskişehir Sivrihisar ilçesinde bulunan Koza Altın İşletmelerini gezerek burada şirket yetkilisi bilgi verdi.Ekibin 2. durağı ise Uşak’ın Eşme ilçesinde bulunan  Kışladağ Tüprag Metal Madencilik şirketini gezerek ilgililerden bilgi aldı.             Yusufeli gezi heyeti 3. ziyaretini ise İzmir’in Menderes ilçesinde bulunan Efemçukuru Tüprag Madencilik şirketinde çeşitli incelemelerde bulunarak ilgililerden bilgi aldı.Ardından Bursa’ya geç saaetlerde ulaşan ekip Mesken’de bulunan  Yusufeli Derneğinde hemşerileri ile bir araya gelip gezi ve ilçenin genel durumu hakkında, Yusufeli ilçe kaymakamı Ömer Dereci ile Belediye Başkanı Eyup Aytekin bilgi verdi.Geceyi Bursa’da geçiren heyet ertesi günü Kastamonu’ya hareket ederek burada Küre ilçesinde bulunan Eti Bakır İşletmesini ziyaret ettik.
Yusufeli Maden Heyetinin son durağı Rize Çayeli Bakır İşletmeleri oldu. Burada da şirket yetkilileri bilgi verdi.
Yusufeli Belediye Başkanı Eyup Aytekin şunları kaydetti;Burada ki beklentim tamamıyla öğrenmeye bilgilenmeye yönelik bir beklenti bu beklentiyi öncelikle kendi şahsımdan başlayarak hakikaten bilmediğim bir alanı birçok yönüyle tanıdığımı hissediyorum.Ülkemizdeki madencilik madenciliğin gelmiş olduğu seviye bunu çıkarma yöntemleri bunun toplumsal bileşenleri ile ilişkisi bunu yönetilmesi nerde ne doğru yapılmış yanlış yapılmış bunlarla ilgili zihnimizde onlarca tecrübe ve bilgi var.
   Umuyorum bundan sonraki süre içerisinde ilçemizde yapılacak olan madencilik faaliyeti konusunda bu sahip olduğumuz bilgi ve tecrübeler birimizin görmediklerini muhtemelen diğer arkadaşımız gördü farklı yorumladı.Anlayamadık orada hissedemedik oda bir zenginlik verecek.30 farklı gözden 30 farklı dünyadan bu sürecin değerlendirilmiş olması zengin bir çalışma zengin bir sonuç zengin bir avantajlar tenkitler ve fırsatlar çıkacak önümüze umarım bu süreci iyi yönetiriz.Bizim derdimizde o.Yani madencilik faaliyeti ilçemizde başlarken veya başlama süreci gösterirken bu süreci inşallah hatasız, kusursuz yönetiriz.Kimsede bu süreçte zarar eden durumada düşmez.
Eti Bakır Şirketin Genel Müdürü Ahmet Tezcan şu bilgileri verdi;
Türkiye'de ve Dünyadaki Bakır'ın durumunu kısaca izah etmeye çalışacam.Bakır olmazsa ne olur? Onu anlatmaya çalışacam ne kadar üretiyoruz Dünyadaki durumumuz ne bunları izah etmeye çalışa cam.Zaman zaman bize sorarlar bakırı ihraç ediyorsunuz diye, biz Bakır'ı ihraç etmiyoruz.Biz Bakır ithal eden ülkeyiz. İhitiyacımızın biz Madenleri mizde  % 20 sini karşılıyoruz.        
    Burada gümüşümüzü de kattığımız zaman % 30 gibi bir ihtiyacımızı karşılayabiliyoruz. Diğeri tamamen ithal.Şirketimizin ismi Et Bakır Aş.Bu  Eti Bakır AŞ ismi kamudan devralındığı için.Bunun devralınışının nedeni de şu bu şirketin geçmişe ait sorumlulukları da bize ait.Biraz sonra göreceksiniz rehabilitasyon olan yerlerin tamamı kamudan kalma. Yani kamudan kalan yerlerin tamamı şirketimiz tarafından rehabilite edildi.Şimdi arkadaşlar yeraltı kaynaklar deyince şöyle beli başlıları,enerji hammaddeleri,taş kömürü, linyit kömürü ,petrol ve doğalgaz bunları doğrudan madenlerin içerisinde görmüyoruz ama bunlar yer altı kaynaklarımız.      
    Metalik malzemeler,demir, alüminyum,bakır,kurşun,çinko bunlar bugünkü modern hayatımızın ana maddeleridir.Bir diğer madenlerimiz ,çimento, seramik,tuğla ve diğer ham maddeler.Yani bunlar insan hayatında vaz geçilmez madenlerdir.Yani şu anda içinde bulunduğumuz alanın her şeyi madendir.Orman ürünleri hariç tamamı maden.Maden olmayan hiç bir şey yok.Duvardaki boyanın da %80 ni 90 madendir. 
    Kullandığımız bir çok şey madendir. Öyle madenlerimizi işletmeyelim kullanmayalım la olmaz.Kullanmama gibi hiç şansımız yok.Bizim taş ocaklarıyla fazla ilgimiz yok ama,taş ocakları ekmek su kadar önemli. Bunu da bilin taş ocağı olmadan evimizi neyle yapacağız. Barajları,yollar neyle yapacaksınız.Taş olmadan hiç bir şey yapma şansınız yok.Taş ocağı olmadan bir ülke olmaz.Taş hiç biryerden ithal edilemez çünkü milyonlarca ton taşa ihtiyacımız var.Madenciliğin içinde enerji  hammaddelerinin değer olarak % 75 payı var.Metalik madenler yani bizimde içinde bulunduğumuz madenlerimizin %10 civarında biraz önce saydığım endüstriyel maddeler çimento,kum,çakıl  türü şeylerde %15  madenciliğin içindeki değeri.Şimdi ülkemiz ve Dünyadaki madenciliğe yine değer olarak baktığımızda yılda bir buçuk trilyon dolarlık bir maden üretimi var.Ülkemizde ise on üç buçuk milyar dolar.Nasıl bir şey olduğunu anlamak için gelişmiş ülkelerdeki  gayri safi milli gelirin içindeki madenin payı  % 4 ve 5 civarın da,bizde ise %1,5 civarında  gerçekten çok düşük  hiç iyi bir durumda değiliz madencilikte.Bizim daha epey yol almamız gerekir.   
     Maden cilkte doğrudan istihdama bakarsak  182 bin, dolaylı olarak bakarsan şuanda 750 bin.Yani bunlar madenciliğe bağlı bir takım tesisiler. Bizim devamımız olan tesisiler. Bunların içinde Altın ayırma tesisleri de var bu çalışan sayısı hiçte küçümsenecek rakam değil.Maden ihracatımız 2000 yılında 400 milyon dolarken, 2014 yılında 4 milyar 65 milyon dolara yükseldi.Bu gelecek yıllarda 5 milyar doları geçmesi bekleniyordu, son bir iki yıldır madencilikte gerileme var.  
     Çünkü yatırımlarda durdurma var.Bazı yasal engeller bazı  dünyadaki  ekonomik krizlerin etkileriyle ihracatımız 4 milyar dolara düşmüş durumda.2013 de bu rakam 5 milyar dolara yaklaşmıştı.Ülkemizde ve Dünyadaki maden durumuna bir diğer açıdan bakarsak.
Dünyada 90 çeşit maden  üretimi yapılmakta.Bizde ise bunların 60 çeşidi yapılmakta. Dünya ya göre çok büyük topraklarımızın olmamasına rağmen maden çeşitlerinin %60 dan fazlasını üretiyoruz.Ancak ekonomi içinde ki payına geldiğimizde ABD madenciliğin payı %16 iken bizde sadece  %3 hiçte iyi durumda değiliz.Yani medencilikte daha çok yol almamız gerekiyor.
 Birde madenciliğin bir diğer yönü de katma değeri çok yüksek  bir sektördür.Yani yoktan var ediyorsunuz. Bir şeyi ithal edip montajlayıp satmıyoruz. Olmayan bir şeyi ortaya çıkarı
yoruz.Bu nedenle de katma değeri çok yüksek, bu katma değeri üretirken ithal ürünlerin değeri sadece % 5 diğerlerinin tamamı yerli.Şimdi madenciliğe bir diğer açıdan bakarsak, bir konut için 400 ton, bir kilometre yol için 30 bin ton, yine normal bir hastane içinde 30 bin ton  (Agrega) yani  kum, çakıl  gereklidir.Bunu ne ithal etme şansınız var nede hiç bir yerden alma şansınız yok.Hatta bir şehirden bir şehirede taşıyamazsınız.Orada üretilmesi lazım.
    Bir başka açıdan bakalım madenciliğe bir otomobil için  önemli ölçüde bakır 11 kg kurşun  8 kg çinko 20-30 kg lastik,cam,alüminyum, Metaller şeklinde devam ediyor.Herkesin en fazla istediği şey bir otomobil bir de ev.Yani modern dünyadaki insanların istediği şey bir otomobil bir ev ve madenlerimiz olmadan bunları da yapmamız mümkün değil.
     Bir konut için 3 ton çelik gerekiyor 25 kg da bakır.Bir ailenin oturması için 25 kg bakır bunun  içinde kablosu vardır buzdolabının motorunun içinde bakır vardır.Televizyonda vardır.Sonuçta bir konut için 25 kg bakır gerekiyor.Bunun yerine konacakta başkada bir şey yok.
Madencilikte dışa bağımlılığımız giderek artmaktadır.
Biz toplam hammaddelere 92 milyar dolar para veriyoruz. Keşke hammadde ihraç eden bir ülke olsak ama değiliz.
     Bakın doğalgaz, petrol, kömüre 55 milyar dolar ödememiz var Demir Çeliğe 20 milyar dolar, altına 7 milyar dolar ödememiz var.Yalnız altın ihracatımızda bu rakamlara ulaştı son yıllarda hem ithal ediliyor hem ihraç ediliyor.Bakıra 3.6 milyar dolar bu 3 milyar ile 4 milyar dolar arasında değişiyor bakır fiyatlarına bağlı olarak yani ithal ediyoruz biz ithal etmek zorundayız.
Holdingimizin  yılda 65 bin ton civarında alüminyum üretimi var.Türkiye’nin tüketimi ise 800 bin ton bakın %10’u dahi karşılayamıyoruz.Alüminyumun gerisi  ithal.Bu annatığımız durumu göz önünde bulundurursak madenlerimizin büyük önem taşıdığı ve çıkarılmasıda ne kadar gerekli bir ihtiyaç olduğuda ortada dedi.  
      Öncelikle şunu belirtmek isterim, biz bu devasa işletmelere Maden Ocakları diyoruz.Bu söylemden ufak işletmeler anlamı çıkyor.Aslında bunlar Maden Fabrikaları dememiz lazım.Çünkü bu işletmeler hem yerin üstünde hemde yerin altında son teknolojiyi kullanan işletmeler.Ciddi sayıda çalışan personelleri ile araç, gereç ve modern donanımlara sahip milyarlar (Katrilyon) TL değerinde işletmeler.Ben bunların adına Maden Fabrikaları demek istiyorum.Bence doğrusuda bu.
  Belediye başaknının düzenlemiş olduğu bu maden gezisi bence çok önemli ve yerinde bir geziydi.Gezi çok güzel organize edilmişti.Organizasyonu belediye başakan yardımcısı Mehmet Akıllı yaptı.Gezi programında her hangi bir aksaklık olmadı.Gezmiş olduğumuz maden Fabrikalarına yerinde ve zamanında ulaştık.Bu fabrikalardaki yetkilier bizlere maden hakkında çok doyurucu bilgiler sundu.
  Bizde bu kıymetli bilgileri hem dinledik hemde kameremızla kayıt altına aldık.Madenle ilgili kime hangi bilgi lazımsa onalr bizde kayıt olarak mevcut isteyen herkes ulaşabilir.Bende buradan Belediye Başkanımız Eyup Aytekin ile başkan Yardımcısı Mehmet Aklılı başta olmak üzere katılımcılara çok teşekkür ederek madenle ilgili değerlendirmemi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Madenin günümüz Dünyasında hayatımızın ayrılmaz bir parçası.Olmazsa olmazlarından biri.Ülkemizde ve ilçemizdeki madenlerimiz çıkartılmalı.Ama bu madenler çıkartılırken coğrafı yeri,konumu çok önemli.Yani yerleşim yerlerindeki yaşama engel teşkil etmemeli.   Böyle uygun yerlerde olan madenlerimiz çıkartılmalı. Gezmiş olduğumuz Maden Fabrikaları genelde yaşam alanlarına,köylere,beldeler,ilçelere bayağı bir uzaklıkta,Rize Çayeli Bakır İşletmesi hariç.İki türlü maden çıkarma işlemi gördük. Biri yer üstü (Açık kazı) diğeri ise yer altı (Kapalı kazı).
Yani madeni çıkarmak için firma kendi isteğine göre yer altı veya yer üstü işletmesi yapamıyor.Bu durum yer altındaki madenin yapısı yer altı işletmesinemi uygun,yoksa yer üstü açık kazı işletmesinemi uygun ona göre maden çıkarma işlemini belirliyor.Yani maden çıkarma işlemi yer altındaki madenin yapısına göre değişiyor.
Maden işini yapan firmaların çok güçlü olaması çok önem arz ediyor.Şöyleki firma güçlü olursa önce insan ve çevre faktörünü ön plana alıyor.Para işini ikinci plana alıyor.Eğer Maden çıkaran frma güçlü değilse ön planda parayı tuttuğu için o yöredeki insanlar ve çevre daha çok zarar görüyor.Yani maden işinde firmaların ekonomik anlamda çok güçlü olması büyük önem arz ediyor.
  Şimdilik bu iki konuyu sizinle paylaşmış olduk.Gelecek sayılarımızda madenle ilgili sizleri bilgilendirmeye devam edeceğiz.

 

Bu haber 4545 kez okundu.

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Reklam
Hava Durumu
Artvin
20.5 °C
Sisli
Yazarlarımız
Reklam
Piyasalar
  • BIST100 1.880 1,22%
  • DOLAR 13,7039 0,30%
  • EURO 15,5438 0,23%
  • ALTIN 777,22 2,09%
2013
Yusufeli Haber Ajansı
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır!
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal
ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı
olup izinsiz alınıp kullanılamaz!