Bugün 24 Nisan 2019, Çarsamba
İş Adamı Muzaffer Altıntaş,Hayatımda,Doğruluğu Çok Sevdim
Haber Tarihi :02.04.2019
Müzaffer Altıntaş;1954 de İstanbul’a geldim. Yorgancı çırağı olarak on bir buçuk ay Ortaköy’de çıraklık yaptım.On bir buçuk ay para almadan, boğaz dotlu ğuna çalıştım.Mesleği öğrendim ve güzel bir yorgancı kalfası olarak yetiştim.On bir buçuk ay sonra kendi başıma iş yapmaya başladım.Yaşım on beş on altıya gitmemişti.Hayatımda doğruluğu çok sevdim.Yanlışlığı hiç sevmedim.

Yusufeli Haber:Cevdet Ağduman (Gebze)

Yusufeli Haber Gazetesi olarak Türkiye’nin değişik illerinde, ilçelerinde, beldelerinde, köylerinde,siyasilerimizle, iş adamlarımızla yani ülkemizin değerlileriyle, çiçekleriyle, böcekleriyle röportajlarımız devam ediyor. Şimdi de Gebze’de, Trabzonlu iş adamı Muzaffer Altıntaş ile  söyleşi yapacağız. Muzaffer bey Trabzon’dan bir iğneyle,bir terzi üsküfüyle gelmiş, çok çalışmış,düzgün bir yürek, düzgün bir insan ve burada iş adamı olmuş,yüzlerce insana aş ve iş veriyor.Bu söyleşizi Yusufeli Haber Gazetemiz de güncel haber olmasının yanısıra, tarihe ve torunlara da not düşeceğiz.Ben önce sizleri tanımak isterim.

Muzaffer Altıntaş Kimdir?

  Muzaffer Altıntaş.1939 Maçka doğumluyum.Aslımız Köprübaşı ’ndandır.Dedemin oraya taşınmasından dolayı ben Maçka da doğdum1954 de İstanbul’a geldim. Yorgancı çırağı olarak on bir buçuk ay Ortaköy’de çıraklık yaptım.On bir buçuk ay para almadan, boğaz dotluğuna çalıştım.Mesleği öğrendim ve güzel bir yorgancı kalfası olarak yetiştim.On bir buçuk ay sonra kendi başıma iş yapmaya başladım.Yaşım on beş on altıya gitmemişti. Hayatımda doğruluğu çok sevdim.Yanlışlığı hiç sevmedim.

   Doğru çalışma mücadelesini o kötü günlerimde doğru çalışmasını hep arz ettim ve patron olacağım diye içimde heves vardı.Herkes nasıl patron olunuyor görsün diye mücadele ettim.Kendi başıma iş kurdum.

Cevdet Ağduman: Ne işi kurdunuz?

Muzaffer Altıntaş: Yorgancı dükka nı açtım ve yorgancı dükkanı olan bir arkadaşımızla ortak açtık, Şişli’de. Arkadaşımız biraz yaşlı idi,ben gençtim.Sonrada kendi başıma iş yapmanın çarelerine baktım. Ne gibi çare baktım.Para yok sadece  kararlı bir mücadele ediyorum.Para nerden bulacağım,kimsem yok,İstanbul’da yalnızım.Babam Trabzon’un en eski şoförlerinden Osman Bey diye anılır ama o zamanlar para memleketimiz de yok ki biliyorsunuz ülke olarak harptan yeni çıkmıştık. İstanbul’da iyi bir sanatkar olarak yetiştim.Atatürk’ün resmini bile yorganlara diktim.

    Yaşlı hanımlar gelirdi.Ya bu yorganı sen mi dikiyorsun?’ derdiler. Evet ablacım ben dikiyorum diye itam ediyordum.1956 Yılında Gebze’ye geldim.Gebze bir köydü, 360 nüfusu ve 3 mahallesi vardı. Sonra dedim ki;Burada iş olmaz. Bir arkadaşımla geldim hatta adı Turgut Yüksel kendisi çocukluk arkadaşımdır.Oda dedi burada iş olmaz.Allah’ın bize burada yedireceği ekmek varmış. Bende dedim ki ona Turgut sen git ben burada kalacağım.260 Lira param vardı, yorgancılıktan kazandığım.O 260 Lira ile Gebze’ye geldim.Yorgancı dükkanı açtım kendi başıma patron olmaya başladım. 260 lira ile tezgahımı kurdum.Cebim de inanır mısınız iki yorgan dikilmiş ve 20 lira para kalmış.Paralar gitti.Aç susuz ne yapacağım diye kara kara düşünüyorum.

Cevdet Ağduman: Siz o sıra bekar mısınız?

Muzaffer Altıntaş: Bekarım daha 17 yaşındayım.Bir arkadaşım vardı, burada tanıştık onunla da Gebze’de.Dedi ki; Muzaffer Bey bugün işler nasıl? Dedim ki, işler bozuk.Tezgahta duruyorlar ben yorgan dikiyorum.Dedi ki ben bugün bir dergi de okudum.Kendisi üniversiteye gidiyor. Amerika’da yurt dışında 1000 lira sermayesi olan 950 lirasını reklama yatırır. Çok önemli sohbet etmek, konuşmak,başkalarının fikirlerini kafaya sokmak...

Cevdet Ağduman: Muzaffer bey biz de bu röportajları onun için yapıyoruz.Bu güncel haber olmanın yanı sıra dedeler nasıl başarmış, neler yapmış,tarihe ve torunlarımıza not düşüyoruz.

Müzaffer Altıntaş: Hem yorgan diktim hem aileme baktım.Aldığım Parselleri satarak değerlendirdim. Askerde de para kazandım.400 lira ile  askere gittim 1600 lira ile askerden geldim.Çalışmak çok güzel bir şey çok seviyorum yaşım 80 halen daha çalışıyorum. Önümüzde bir seçim var Allah hayırlısını nasip etsin. Başkan adaylarımızın ve mevcut başkanlarımızın kutuplaştırmaya mahal vermeden bu süreci tamamlamaları gerekmektedir.Baştakiler birbirlerine düşman oldukça bu düşmanlık halkada yayılmaktadır.

Cevdet Ağduman: Efendim sizinle konuşacak çok şeyler var ama bizde yazabileceğimiz bir şekilde söyleşimizi yapmamız gerekiyor.O açıdan toparlayacak olursak son olarak neler söylemek istersiniz?

Muzaffer Altıntaş: Allah memleketimize hayırlısını versin. Memleketimizin ekonomisinin düzelmesinin temenni ediyorum. Önümüzdeki seçim sürecinin hayırlısıyla gerçekleşmesini diliyorum.

Cevdet Ağduman: Muzaffer Bey ben de bir iki cümle ile kendimden,işimden ve gazetemizden bahsetmek istiyorum.Anlattıklarınızdan anlıyorum ki işişinizi çok seviyorsunuz.Ben işimi çok seviyorum. Biliyorsunuz Yusufeli Barajı yapılıyor ve bu baraj bir tarihi yani Yusufeli'ni sular altında bırakacak. Bizim her şeyimiz gidiyor.Yeni yerleşim yeri yapım aşamasında. Barajında yüzde altmışı yapıldı ve çalışmalar devam ediyor. Malümünüz olduğu üzüre ''Bülbülü altın kafese koymuşlar da o yine ah vatan vah vatan demiş.Bizlerde vatanını ve değerlerini su altında bırakmak zorunda kalacağız barajdan dolayı.’’Yani vatansız kalacağız" Tabi bu bizim için çok acı bir olay. Bende bu mağduriyetimizi bir şiirle dile getirmek istiyorum. röportajımıza da böyleliklede son vermiş olalım.          GİDER YUSUFELİM  GELMEZ Kİ GERİ

Yusufeli’m senin etrafın dağdır

Her mahsül yetişir sonunda nardır

Seni kaybedenler ölüyle sağdır.

Yeşildir Artvin’in Köylerin vardır

Gider Yusufelim gelmez ki geri

 

Eyledin perişan yandık gönülden

Gidiyoruz artık Artvin ilinden

Bozuldu yuvam Yusufeli’nden

Ozanım Cevdet düşmez dilinden

Ah çeker ağlarım vatanım diye

Gider Yusufeli’m gelmez ki geri

 

Barhal’ın çayı durmadan çağlar

Üretir balığı sulama sağlar

Bu gidişine ağlıyor sağlar

Gider Yusufeli’m gelmez ki geri

 

  Çorbamı kaynattım işimi kurdum

Bu gidişinle bizi de vurdun

Bozuldu yuvam kalmadı yurdum

Şiiri Reisicumhura sundum

Gider Yusufeli’m gelmez ki geri

 

Mükemmel bir vatan isterim

Mezarı suda yatan gösterin

Vatan aşkıyla yanar gözlerim

İyi istimlak güzel bir ilçe isterim

Gider Yusufeli’m gelmez ki geri.

Cevdet Ağduman 5 Şubat 2000

************************* ***********

Muzaffer Altıntaş: Şiirinizçok güzel beğendim.Benide duygulandırdınız,Sizin gözlerinizden öpmek istiyorum.Ben  Yusufeli’ne gelip sizi ziyaret edecem.

Cevdet Ağduman: Muzaffer Bey Yusufeli heyetinin Ankara’ya gideceğini bilidiğim için ben bu şiiri 2000 yılında Şubat ayında  yazdım.Niyetim o heyetle gidip şiirimidönemin Cumhurbaşkanı (merhum) Süleyman Demirel'e okumaktı.Yusufeli heyeti olarak 4 Şubat 2000 yılında Demirel ile görüşmek için Ankara'ya gittik. Heyetteki sözcümüz de o dönemin Belediye Başkanı Yusuf Sağlam’ dı.

    Süleyman Demirel ve Yusuf Sağlam konuştuğu esnada o arada boşluk yakalayıp sözü alıp ben bu şiiri okudum.Demirel şiirimi çok beğendi ve şiirin bir fotokopisini istedi.Temmuz 14’te 2011 yılında da Demirel ile Ankara’daki Güniz Sokak’ta bulunan evinde yaptığım röportajda Demirel bana şöyle dedi. Artvin’lileri,Yusufeli'lileri çok severim. Ben DSİ’de mühendisiken; Artvin’den,Yusufeli’nden çok taş ustalarım vardı. Beni de Yusufelili kabul edin dedi.Ben de o yağtığım röportajın başlığını ’’BENİDE YUSUFELİLİ KABÜL EDİN’’ diye attım.

   Demirel'e de Allah'tan rahmet diliyorum.Size de saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.Değerli vaktinizi bizlere ayırdığınız için.Başka bir röportajda,başka bir haberde, söyleşide görüşmek dileğiyle saygılarımla ve samimiyetimle esen kalın değerli okuyucularımız.

Muzaffer  Altıntaş: Allah sizler gibilerini başımızdan eksik etmesin.Neden etmesin, bizler gençlere nasıl geldik, nasıl gidiyo ruz bunu yazıp anlatıyorsunuz,gösteriyorsunuz.Doğruluktan ayrılmasınlar. Biraz önce bahsetmiştim ya,o arkadışımın tavsiyesi üzerine el ilanı bastırdım,düğün yapar gibi bir açılış oldu.İnsanlar sen küçüksün bu esnaflığı,yorgancılığı yapamazsın dediler ama Allah’ın hikmeti reklam işe yaradı.İşlerim çok arttı ve düzeldi.Para kazanmaya başladım.

Cevdet Ağduman: Şunu bir netleş tirelim.Reklam işe yaradı öyle mi?

Muzaffer Altıntaş: Evet  hemde çok yaradı.Yoksa buradan Gebze’den gidecek tim,başka çarem yoktu.20 liradan 7,5’unu verdim el ilanına kaldı 12,5 lira, 12,5 lira ile ne yaparsın? Evin yok, barkın yok, tanıdığın yok,yabancısın çoçuğum ya...Ondan sonra millet dükkana gelmeye başladı.Ben, gece gündüz çalışmaya başladım.Bu arada dükkanımda yatıp kalkıyorum. Dışarıdan peynir ekmek alıp yiyorum.Lokantalara gidip gelmiyorum. Hayatımı bu şekilde devam ettiriyorum..Allah nur içinde yatırsın sebep olanları... Halit ağa denilen, Halit Sönmez’in kızı ile sinemada tanıştık.Biz nişanlandık,rahmetli kayınpederim vefat etti.Onlarda 3 kız kardeş idi.Evlerinde kayınvalidem vardı başka hiç kimseleri  yoktu.Bir yıl sonra Allah kısmet etti, evlendik.Bu eşimden 3 çoçuğum oldu. İyi asil bir ailenin kızıydı.Ben ondan çok şey öğrendim.Oda benden  çok şey öğrendi.O arada askere gittim, geldim.Senin anlayacağın çok çalıştım.Pazarım yoktu, yazlık nedir bilmedim.Kazandığım Parayı cebime koymadım.Tarla aldım, araba aldım değerlendirdim.İlk ticari hayatım 3 dönüm yer aldım. Gebze’nin merkezinde idi.Onu sata sata bitiremedim.Büyük sermayem odur.

Cevdet Ağduman: Yıl kaç peki, yılı hatırlıyor musunuz?

Muzaffer Altıntaş:Yılı tabi ki hatırlıyorum.57’i 58’e bağlayan zamanlar. Askerden geldim. Parselledim ben burayı,sekiz parsel oldu. Ve satıp değerlendirerek daha iyi işler yaptım.

Cevdet Ağduman: Peki efendim tekrar teşekkür eder kıymetli vaktinizi aldım.Saygılarımı sunarım.Birde elinizi öpmek isterim.Sizin gibi babaları Allah başımızdan ve ülkemizden eksik etmesin.Sağolun.

Bu haber 64 kez okundu.

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Reklam
Hava Durumu
Artvin
20.5 °C
Sisli
Yazarlarımız
Reklam
Piyasalar
  • BIST100 96.004 0,05%
  • DOLAR 5,8858 0,97%
  • EURO 6,5910 0,65%
  • ALTIN 240,86 0,99%
2013
Yusufeli Haber Ajansı
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır!
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal
ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı
olup izinsiz alınıp kullanılamaz!