Bugün 16 Haziran 2019, Pazar
Amasya'nın ilk valiliğini yaptı
Haber Tarihi :09.03.2019
Amasya 17.dönemmilletvekili Arsan Savaş Arpacıoğlu: Sözlerime şöyle başlamak istiyorum.Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.Evime kadar zahmet edip geldiniz.Kısa bir zaman içerisinde sizinle tanıştık ve gayretleriniz,başarılarınız gerçekten beni çok memnun etti.Çünkü bir işi sevmek lazım.Siz benim teşhisime göre bu mesleği hem seviyorsunuz hem gönülden yapıyorsunuz. Başarılarınızın devamını diliyorum. Öncelikle sağlıklı ve huzurlu bir Türkiye,ondan sonra ailenizle size mutluluklar dileyerek sözlerime başlıyorum.1920? de başlayıp günümüze kadar gelen cumhuriyet pulları. Ve bu pulların içerisinde rahmetli babamın gençliğinde biriktirmiş olduğu pullar var.Dedemden kalan pullar var.Dedemin 4 dönem milletvekilliği var.İsmi İsmail Hakkı Mumcu?dur. Annemin babasıdır. Kendisi Amasya'nın ilk valiliğini yapıyor. Meşrutiyet döneminde mebusluğu da var.Büyük dedemde 1920? de birinci mecliste bulunuyor. Onun ismi de Topcuzade Ali beydir. Kayıtlarda Ali Topçu olarak geçiyor. Atatürk 19 Mayısta Samsun' a çıktıktan sonra ertesi günü Havza'ya geliyor.25 Mayıs?ta Havza'ya geldikten sonra çalışmalarına başlıyor

Yusufeli Haber:Cevdet Ağduman  (Ankara)  

Bugün 13 Şubat 2019. Yusufeli Haber Gazetesi olarak Ankara'da çeşitli kurum ve kuruluşlarda müdürlerle, milletvekilleriyle ve çeşitli temsilcilerle röportajlarımız devam ediyor.Şimdi de Amasya milletvekillin Aslan Savaş Arpacıoğlu’nun evindeyiz.Sağolsun bizi evinize kabul ettiniz.Teşekkür ediyorum.Sayın milletvekilinin farklı bir yapısı var. Ben öncelikle gazetemi tanıtmak isterim.Yusufeli Haber Gazetesi 2001 yılında kuruldu.Kurucu imtiyaz sahibi benim. Gazetemiz 18 yaşında.Bugüne kadar çıkmamış sayısı yoktur.Gazetemizin kendine has değerleri vardır.Şöyleki;İSN numarasi vardır yani bu gazetede ki röportajlar, haberler,mekaleler, vb.yazılar  gelecekte bir yerde kullanıldığında,gazetemiz kaynak olarak gösterilebilir. Artı gazetemizin bugüne kadar ki tüm sayılarını ciltlettirdim.Üç nüsha yaptırdım.    

    Bu üç cildin birini Yusufeli Belediyesi tarafından hizmete açılan Adil Özder Kültür ve Tarih Araştırma Merkezine verdik.Birini gazetemizin arşivinde saklıyorum. Diğer bir cildini de hazır bekletiyorum,Yusufeli ilçemiz su altında kalacağı için yeni yerleşim yerinde yapılacak olan kütüphaneye sponsor bulup hediye edeceğiz.Konuyu  toparlayacak olursak sayın milletvekili Yusufeli Haber Çoruhun Sesi Gazetesi;öyle poşette, kutuda,kolide kalan bir gazete değildir.  Bu gazetede çıkan haber,röportaj vs. kıyamete kadar varlığını koruyarak,tarihin ve torunlarımızın elinde olacak.Artı Anadolu'da bir tabir vardır Uşak'ın çoğu anayı düşkün babayı şaşkın eder.Bende bu anlayışla bir çocuk yaptım. Aşı olsun,işi olsun, eğitimi olsun istedim.Çok çocuk iyi ama yetiştirmesi hem çocuk açısından hem aile açısından sıkıntılı günümüz şartlarında.Benim bir kızım var Sibel (Ağduman) Altun Gazetemizde uzun yıllar Yazı İşleri Müdürüm idi.İstanbul'a evlendirdik. Bir de eşim var. Gazetede çalışan muhabirlerimiz,personellerimiz de var tabii. Ama demişler ki mala sahip lazım oğlu değil babası. Elin çocuğu gazeteye ne kadar sahip çıkacak,niye çıkacak.Yani benim ölümümle Yusufeli Haber de ölecek.  Ancak ölmemesi  için alternatif bir projemiz var,Şöyleki Yusufeli Gazeteciler Derneği kuracağız.Çalışmalarımız devam ediyor. Derneğin tüzüğünü de çok geniş tutacağız.Son maddesine de şunu yazacağım: Yusufeli Haber Çoruhun Sesi Gazetesi’nin kurucu imtiyaz sahibi Cevdet Ağduman olarak ben vefat ettiğimde eşim Güzide Ağduman ve kızım Sibel Ağduman Altun'un tarafımdan onayları alınmıştır. Yusufeli Haber Gazetesi,matbaası,bilgisayarları,arşivi,her türlü araç ve gereçleri hiç bir şey kaçırmadan tüm mal varlığı   Yusufeli Gazeteciler Derneği’ne aktarılmasını ailemizinde istek  ve oluruyla devredlimesini taahhüt ediyoruz.Bu sayede bu gazetede resmi ilan hakkı olduğu için,hem 3 kişi istihdam edilmiş olacak yani ekmek yiyecek,hem derneğe  geliriyle katkı yapacak.Böyle bir düşüncem var.Bu proje doğrultusunda Yusufeli Haber devamını sürdürecek.Yani bu gazetenin resmi ilan ve reklam gelirleri hem kendini hemde Yusufeli Gazeteciler Derneğini yaşatır.Bu Gazetenin Kurucu İmtiyaz Sahibi bendeniz Cevdet Ağduman birgün ölecek ama Yusufeli Haber Çoruhun Sesi Gazetesi ölmeyecek.Yayın hayatını Yusufeli Gazeteciler derneğinin malı olarak bünyesinde sürdürecek. Benim gazetemiz hakkında söyleyeceklerim bu kadar.Şimdi öncelikle sizi tanıyalım?

Amasya 17.dönemmilletvekili Arsan Savaş Arpacıoğlu:  Sözlerime şöyle başlamak istiyorum.Sizinle tanıştığıma çok memnun oldum.Evime kadar zahmet edip geldiniz.Kısa bir zaman içerisinde sizinle tanıştık ve gayretleriniz,başarılarınız gerçekten beni çok memnun etti.Çünkü bir işi sevmek lazım.Siz benim teşhisime göre bu mesleği hem seviyorsunuz hem gönülden yapıyorsunuz.Başarılarınızın devamını diliyorum.Öncelikle sağlıklı ve huzurlu bir Türkiye,ondan sonra ailenizle size mutluluklar dileyerek sözlerime başlıyorum.Kendimi şöyle tanıtayım.1943 7 Şubat'ta Amasya'da dünyaya gelmişim.Ailem Amasya'nın köklü bir ailesi.  Arpacıoğlu ailesi olarak söylüyorum.

     Hayatım Amasya'da geçti.Daha sonra 1953'te Ankara Koleji'ne başladım.1960-61 de birincilikle mezun oldum.Orta ve lise tahsil hayatım Ankara'da geçti.Daha sonra üniversite imtihanlarına girdim.Muhtelif üniversitelerde imtihanları kazandım.Hukuk Fakültesi' nde 1 yıl okudum.Sonra bıraktım.Daha sonra Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nde tarih bölümünde okudum.Dolayısıyla üniversite tahsilim çok renkli geçti.Daha sonra dış ülkelere gittim.Almanya'da Eczacı mektebine girdim.Oradan buraya İstanbul Eczacılık mektebine geçiş yaptım.Tabii ki yabancı dil açısından kazançlarım oldu.İngilizcem vardı, Almancam’da oldu.Parlamento döneminde de faydasını gördük. Yurtdışında ülkemi temsil ettim. 4 yıl Avrupa Konseyi üyeliği yaptım. Sonra 1968'de Eczacı mektebini bitirdikten sonra serbest Eczacı olarak Amasya'da 13 sene çalıştım. Daha sonra 1983'te Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili oldum.

Cevdet Ağduman: Sayın milletvekili sizin çok köklü bir sülaleniz var. Hem sizin atalarınız hem hanımınızın ataları Atatürk'ün arkadaşları.Çeşitli görevlerde bulunmuşlar. Ayrıca pula ilginiz var. Koleksiyon yapıyorsunuz.Sergi açıyorsunuz.Bunun yanında üreticisiniz.Tarımla uğraşıyorsunuz.Çok yönlüsünüz.Bunlardan hangisini anlatmakla başlayacaksınız bize?

Arsan Savaş Arpacıoğlu: Özgeç mişimi tamamlayayım hepsine değineceğim.1 Yıl siyaset ve ticareti birlikte yapmayı denedim.Fakat takdir edersiniz ki yürümüyor.1987'de Demokratik Sol Parti'den aday oldum.Bülent (Ecevit) Bey Ankara'dan tercih etti beni. Maalesef baraja takıldık.O günden bugüne kadar vatandaşlık sorumluluğumuzu devam ettirdik.Şimdi de izliyoruz.Türkiye izliyoruz, siyaseti izliyoruz.Üzüntülerimiz çok hat safhada.82 milyon olarak ekonomik sıkıntılar,sosyal sıkıntılar, dış politikadaki durumumuz.Bunlara ayrı ayrı değinmeyi şu anda istemiyorum.Bunun yanı sıra özel meraklarım ile ilgili şunu vurgulayalım.1953’de orta mektebe başladığım zaman pul koleksiyonuna merakım oluştu.Amasya'da evimizin yanında postane vardı. Eski tarihi bir binaydı Orada beni çok seven bir abim vardı;İsmail Bey.Tabi o zamanki şartlarda çocukluk döneminizde teknolojik imkanlar yoktu.  

    Bende pullara merak sardım.Ve bu merak devam etti.Hala daha devam ediyor.Ben Türkiye'de bugüne kadar 29 defa pul sergisi açtım.Bu sergileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde açtım, birinci mecliste açtım, şimdiki mecliste açtım, Antalya'da açtım, Samsun'da açtım, İstanbul'da açtım, Aydın'da Kuşadası'nda açtım,Bursa'da Mudanya'da açtım, Anıtkabir'de ilk sergiyi ben açtım.  Bu benim kişisel bir hobim oldu Bu yaşıma kadar devam ettim.Ediyorum da.Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne basılan hatıra pulları geliyor,oradan alıyorum. Türkiye'de pul filateli (koleksiyonu) konusunda ilk üçün içine girerim..920’ de başlayıp günümüze kadar gelen cumhuriyet pulları.Ve bu pulların içerisinde rahmetli babamın gençliğinde biriktirmiş olduğu pullar var.

   Dedemden kalan pullar var.Dedemin 4 dönem milletvekilliği var.İsmi İsmail Hakkı Mumcu’dur. Annemin babasıdır. Kendisi Amasya'nın ilk valiliğini yapıyor. Meşrutiyet döneminde mebusluğu da var.Büyük dedemde 1920’ de birinci mecliste bulunuyor. Onun ismi de Topcuzade Ali beydir. Kayıtlarda Ali Topçu olarak geçiyor. Atatürk 19 Mayısta Samsun' a çıktıktan sonra ertesi günü Havza'ya geliyor.25 Mayıs’ta Havza'ya geldikten sonra çalışmalarına başlıyor ama hedef Amasya.12 Haziran 1919’da Amasya’ya intikal etmiş.Orada diğer komutanlarla istişare de bulunuyor.Getirilen 12 kişilik heyetin içerisinde 3 tane dedem var.İsimleri sırasıyla Topçuzade Ali Bey,Topçuzade Mustafa Bey;o zaman Amasya da belediye başkanı ve babamın babası Hürrem Arpacıoğlu.  

     Bunların hepsinin Amasya’da belediye başkanlığı ve millet vekilliği var.Bende 4. göbek parlamento da görev yaptım yani millet vekilliği yaptım.Bunla gurur duyuyorum.  Daha sonra Atatürk'ün çalışması 22 Hazirana kadar devam edince  Topcuzade Ali Bey' e yani dedeme Müdafai Hukuk Cemiyeti’ni kurmasının talimatını veriyor. Dedem Müdafai Hukuk Cemiyeti’nin başkanlığını yapıyor.Daha sonra 22 Haziran’da Amasya Genelgesi yayınlanınca dedem Atatürk ile beraber Sivas ve Erzurum kongrelerine iştirak ediyor.Yani Milli Mücadele de atalarım hizmet yapmış.Bende onların torunuyum.

    . İste bu güne geldik.Ne mutlu bize. Kızım da geçen seçimlerde aday oldu ama maalesef biraz aileme nankörlük yaptı.Benim çeşitli çalışmalarım var; meclis çalışmaları. Çok ağırlıklı 6 tane Meclis araştırması getirdim.Bulgaristan ve Batı Trakya Türkleri ile ilgili Genel görüşme getirdim.41 arkadaşımın imzası ile meclis araştırmaları için kanun tekliflerim oldu.Yazılı ve sözlü önergelerim oldu. Yani görev yaptığım dönem çok verimli geçti. Böyle bir siyasi hayatım oldu ama gene geri durmuyoruz.

Cevdet Ağduman: Sayın milletvekil milletvekilliği görevinden sizin avantajlarınız ne oldu?

Arsan Savaş Arpacıoglu: Bakın babamın döneminde ben üniversite okuyordum.Arkadaşlarım bana hep baban ne kadar maaş alıyor diye soruyordu.Babamın aldığı maaşı ben size söyleyeyim,1800 lira. Biz 700 lira kira veriyorduk.Geri kalan 1100 lira babama yetmiyordu. Maaşların artırılması için talepte bulunuyorlardı.Rahmetli İsmet Paşa şöyle dedi.Beyt'ül mala el uzattırmam dedi ve reddetti.Bütün millet vekilleri bankaya borçluydu. Babama rahmetli dedem Amasya' dan takviye para yolluyordu.O parayı göndermese geçinme imkanımız yoktu.       1924'te Atatürk'ün ilk Teşkilatı Esasiye Kanunu dediğimiz anayasaya koydurduğu şöyle bir madde var ‘mebusun parasına ve cakasına karışmayın.’ Ondan sonra maaş konusunda da almış olduğu paranın %50 sini yolluk olarak anayasaya koyduruyor. Ama biz şimdi yolluk almıyoruz.Bir tek maaşımız var.Bu maaş başbakan müsteşarının maaşına göre endekslenmiş.

   Bu saçmalıktır. Milletvekilliğinin aldığı maaş Türkiye'deki sıralamada 13 sırada geliyor. Bunların hepsinin araştırmasını yaptık.Dış ülkelerde yaptık ,Türkiye'de geçmişten bugüne kadar olanları araştırdık.Şimdi de milletvekillerinin maaşı cumhurbaşkanının maaşının %45'i ne endekslendi.Olacak iş mi? O kadar yıprattılar ki.Bir gün bir yerde alkışlanıyorsunuz başka bir gün başka bir yerde ayak altına alınıyorsunuz.Neyse devam edeyim babam 1948'de Belediye Başkanlığı yapıyor. Amasya'da 1951’e kadar Belediye Başkanlığı döneminde Amasya'nın elektrik,su sorunlarını çözüyor.Çok başarılı bir Belediye Başkanlığı yapıyor.Sonra encümen üyeliği yapıyor.

     60'lı yıllarda da CHP'den milletvekili oluyor.Annemin babası olan dedem İsmail Hakkı Paşa 3. 4. 5. ve 6. olmak üzere 4 dönem mebusluğu var.Onun da çok başarılı hizmetleri oluyor.Hepsinin zabıtlardan çalışmalarını çıkarttırdım.Topçuzade Mustafa Bey de o zaman 12 Haziran'da Belediye Başkanı.  Bugün Amasya Müzesi'nde rahmetli dedemin mumyası var. İsmail Hakkı dedem Zile baskınından kaçıp kurtuluyor.İstiklal Madalyası ile onurlandırılıyor. Diğer dedem en genç üye olması nedeniyle onun da İstiklal Madalyası var. 

                                Siyaset bana,Eczacılık Mesleğimi Bıraktırdı

Amasya 17.dönem milletvekili Arsan Savaş Arpacıoğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü; Daha sonra ben 17. dönemde 1983'te milletvekili oluyorum ve bayağı başarılı çalışmalarım var mecliste.Ailemden iyi kötü bahsettim.Kısaca kendi ko numumdan,özgeçmişimden bahsettim.Meclis çalışmalarımın başarılı olduğundan,pul koleksiyonumdan bahsettim.Bir tek tarım kaldı.Ondan da bahsedelim.Siyaset bana Eczacılık mesleğimi bıraktırdı. Zaten şartlar çok değişti,ağırlaştı. Eski mesleki saygınlığı yok.Eczaneler artık ilaçtan ziyade kozmetik dükkanı haline geldi. Bunun ötesinde tarımla ilgili bilgi vereyim. Amasya Suluova kazasında Kulu Köyünde çok geniş arazilerimiz var 2 köyümüz var.Bir Köyde 1,500 dönüm bir köyde 2,500 dönüm olmak üzere 4000 dönüm arazimiz var. Atalarımızdan kalan arazilerimiz verimli ve sulaktır.      

   Yazları 12 Haziran'da Atatürk Haftası etkinliklerine katılmak için gidiyorum.Sizi de şimdi davet ediyorum.Rahmetli büyüklerimizin bize bıraktığı mirası ekiyoruz,biçiyoruz. Fakat çiftçinin durumu perişan. Arazilerimin sulak olduğunu söyledim.Suluova’daki en büyük arazi bizim.Buna rağmen biz ağlıyoruz.  Şeker pancarı ekiyorum.Buğday ekiyorum.Soğan ekiyorum.Ayçiçeği ekiyorum.Mısır ekiyorum.Patates ekiyorum.Bir elma bahçem var.Beş altı ay Amasya'da kalıyorum. Arada  zaman zaman bayramlarda seyranlarda gidiyorum.Tarımda çok büyük sıkıntılarımız var. Maletiğimiz mahsüllü maliyetine satamıyoruz.Maliyetin altında, zararına satıyoruz.Arazilerimizi de boş bırakmak da istemiyorum.Çeşitli mahsülleri ekiyoruz.Mesela soğan çok büyük bir kumar.Bu sene speküle ettiler.Üreticiyi yerden yere vurdular. İktidar Partisi'nden bahsediyorum.Ben soğanı tarlada maliyetine sattım.Bizim ana masrafımız yani girdiğimiz işçilik,mazot ve gübre.Bir defa bu giderleri kilo başına hesap ettiğimiz zaman sattığımız fiyat bu giderleri karşılamı yor.  

     Ben evvelki sene satılmadığı için 85 ton soğanı ırmağa döktüm. Bunun milli servet olarak tabii ki kabul edebiliriz.Yukarıdakiler kabul etmiyor bunu.Peki o zararı kim karşılayacak.Şimdi depoları basıyor.Dışarıdan soğan ithal ediyor,buğday ithal ediyor.Bugün ektiğimiz mahsüle bir örnek vereyim.Pancar tohumu da ekiyoruz. Tohum üretiyoruz.100 kiloda 75 kilo fireye gidiyor.Bu kesmiş olduğu fireyi bize iade etmiyor.Onu da yem olarak satıyor.Benim malımı,emeğimi kendisi cebine koyuyor.

Cevdet Ağduman: Sayın milletvekili siz geniş ve köklü bir ailesiniz. Deha bir insansınız.Hem siyasi hem ticari hem eczacılık yönünüz var, beste yapıyorsunuz, musiki ile ilgileniyorsunuz,kanun çalıyorsunuzç.Çok yönlü bir insansınız. Şimdi bu konuştuklarımızı toparlarsak sizinle ileri ki tarihlerde ömrümüz yeterse tekrar söyleşi yapmak isterim.Şimdi son olarak Türkiye'nin ekonomik,sosyal,siyasi yapısı hakkında birkaç cümle ile bu güzel söyleşimizi bitirelim ne dersiniz?

Arsan Savaş Arpacıoğlu: Ülkemizin kuruluşundan beri hizmet yapan bir ailenin ferdiyim.Ayrıca kendi hizmetlerim var. Ailemden gururla bahsediyorum.Zira hizmetlerimden de var.Fakat TBMM'nin saygınlığı sıfıra indi.Hiçbir yetkisi yok şu an. Her şey kararnamelerle yürüyor. Kanun yapamıyorsunuz,önerge veremiyorsunuz,soruşturma yapamıyorsunuz,cevap alamıyorsunuz.Bir defa milletvekilinin en ulvi görevlerinden bir tanesi denetleme görevidir.Kimin adına?  Milletin adına.Dokunulmazlık kimin?  Benim değil ki, milletin adına.Kürsü hakkı nız yok,kürsü dokunulmazlığınız yok.Süre konmuş.Size 5 dakikadan fazla konuşamazsın.Hadi şimdi Türkiye'nin sorunlarını 5 dakikaya konuş,anlat.  

      Adalet diye bir şey yok. Yasama yok,yürütme yok,yargı yok,  adalet yok,her şey bir kişinin elinde.Bunun padişahlıktan farkı nedir? Bunları biraz daha geçersek ülke çok zor durumda Ben evlatlarım için konuşuyorum.İki çocuğum var.Ben geldim gidiyorum.Onlara nasıl bir ülke bırakacağım? Kabrimize geldikleri zaman dua mı okuyacaklar,beddua mı okuyacaklar?  Benim iki evladım var. Milletvekilliğinden kazandığım para ile büyüttüm.  Kursaklarından haram lokma sokmadım.Fakat üzülüyorum.  

  Dış politika bitti.Adalet diye bir şey yok.Adalet bir saray ismi sadece.Sarayda oturarak Adalet olur mu? Saray cümlesini nerede kullanıyorsunuz? Osmanlı mı burası, padişahlık mı? Ben şimdi burada oturup siyaset yapmıyorum.  Gelecek nesilleri düşünüyorum. Türkiye'nin sorunlarının hangi birinden başlayayım? İşsizlikten mi başlayayım,ekonomiden mi başlayayım, pahalılıktan mı başlayayım,adaletin olmamasından mı başlayayım ? Adaletin olmadığı yerde ne olacak? Cumhuriyet bile olmaz. Cumhuriyet tehlikeye giriyor.  Benim 3 tane kelimem var; Birincisi Türkiye, ikincisi Atatürk üçüncüsü Cumhuriyet.Bunlar olmadan ne siz olursunuz ne ben olurum fakat görüyoruz ki Cumhuriyet sallantıda.

Cevdet Ağduman: Peki size göre çözüm nedir? Ne yapmalıyız? Tabiri caizse akciğerlerimize lazım olan oksijeni nasıl üretebiliriz?  

Arsan Savaş Arpacıoğlu: Sandık sandık sandık 82 milyona şunu söyleyebilirim:Geleceğini çok iyi tayin etsin.Evlatlarının geleceklerine sahip çıksın.Sandığa giden neden elini vicdanına koymuyor.Ben burada siyaset yapmıyorum.Parti ismi vermiyorum.Üç kelime söyledim, altını çizerek tekrar ediyorum.Türkiye,Atatürk, Cumhuriyet. Benim kitabımda başka bir şey yoktur.Partiler bugün vardır yarın yoktur.Ama Cumhuriyet olmazsa Atatürk olmazsa bunlar Türkiye’nin olmazsa olmazıdır.Soruyorum size bu ülke bugüne kadar böyle bir kaosu yaşadı mı? Şu yaşadığımız günleri yaşadık mı? Kim huzurlu bu ülkede? Etnik kimliği ne olursa olsun hepsi bizim insanımız.Ve son olarak söylemek isterim ki Allah sonumuzu hayretsin.  

Cevdet Ağduman: Sayın milletvekili çok güzel noktalara değildiniz.Güzel açıklamalar yaptınız.Ben de toparlayacak olursam  sağlığınız yerinde olmadığı halde bana zaman ayırdığınız için size teşekkür ediyorum.Yusufeli Haber Gazetesine değer verdiniz,kıymetli vaktimizden ayırdınız.Şöyle bir şey arz etmek istiyorum: Röportajımızın başında bir dernekten bahsettim.Yusufeli Gazeteciler Derneği 14-15 Haziran'da açılışı var. Kaçkar Tv'de canlı yayın yapacağım.Çok güzel bir programım olacak.Türkiye Emekliler Dernek Başkanı sayın Kazım Ergün başkan da gelecek. Sizide buradan açılışa şimdiden davet ediyorum. Son olarak bir şey daha söylemek istiyorum.  

  Çoruh Nehri’nde 10 tane baraj projesi var. 7 tane yapıldı 3 tane de yapılacak.Yapılanlardan en sonuncusu Yusufeli Barajı. 272 metre. Dünyada 3. Türkiye'de 1.sırada. Bu baraj bizim ilçemizi de su altında bırakıyor. Dengemizi,düzenimizi bozuyor. Aslında Yusufeli özel bir coğrafya. Kısmet olup gelirseniz göreceksiniz. Rafting  var, yaban hayatı var. Turizm açısından kullanılabilecek bir değerleri olan bir coğrafya. Fakat barajdan dolayı su altında kalması uygun görüldü. Türkiye enteresan bir ülke.

   Çoruh havzasındaki yatırımlar yaklaşık 20 milyar doları buluyor.Derneğimizin açılışı vesilesiyle gelip orada yapılan bu doğru ve yanlış yatırımları görmenizde aynı zamanda da vatani  bir görevdir Biz ülkemizi, Atamızı,bay rağımızı,cumhuriye timizi ve kutsal her değerlerimizi seven insanlarız.Şuanda yapımı devam eden Yusfeli Barajından dolayı su altına kalacak olan Yusufeli ilçemiz için yazmış olduğum şiirimi siznle paylaşarak, ülkemiz için babamın kemiklerini mezardan topladım, su altına kalan Aşbişen Köyümden Lök Köyüne  taşıdım.Barajsuyu altına kaldığı için.Uygun görürseniz bu söyleşimizi benim yazmış olduğum bir şiirimle bitirmek istiyorum sayın milletvekili.          

GİDER  YUSUFELİM  GELMEZ Kİ GERİ

Yusufelim senin etrafın dağdır,

Her mahsul yetişir sonunda Nardır,

Seni Kaybedenler ölü ile sağdır,                                                                                                                  

Yeşildir Artvin'in köyleri vardır                                                                                                                        

Gider yusufelim gelmez ki

 

Eyledin perişan yandık gönülden

Gidiyoruz artık Artvin ilinden

Bozuldu yuvam Yusufelinden

Ozanım Cevdet düşmez dilinden

Ah çeker ağlarım vatanım diye

Gider Yusufelim gelmez ki geri

 

Barhalın çayı durmadan çağlar

Üretir balığı sulama sağlar

Bu gidişine ağlıyor sağlar

Gider Yusufelim gelmez ki geri  

 

Çorbamı kaynattım işimi kurdum

Bu gidişinle bizi de vurdun

Bozuldu yuvam kalmadı yurdum

Şiiri Reisicumhura sundum

Gider Yusufelim gelmezki geri

 

Mükemmel bir vatan isterim

Mezarı suda yatan gösterin

Vatan aşkıyla yanar gözlerim

İyi istimlar güzel bir ilçe isterim

Gider Yusufelim gelmezki geri      

 05 Şubat 2000 Cevdet Ağduman

 

Bu haber 79 kez okundu.

Bu Kategorideki Diğer Haberler
Reklam
Hava Durumu
Artvin
20.5 °C
Sisli
Yazarlarımız
Reklam
Piyasalar
  • BIST100 90.787 0,32%
  • DOLAR 5,8996 0,51%
  • EURO 6,6331 0,10%
  • ALTIN 254,00 0,31%
2013
Yusufeli Haber Ajansı
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır!
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal
ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı
olup izinsiz alınıp kullanılamaz!